17 Eylül 2008 Çarşamba

işte gidiyorum.

eğer bir insanın hayatınızda var olması için gereken tek şey kelimeler ise, siz bu kelimeleri allayıp pullayıp naftalinlere sarıp sarmalayıp kutsal kitabınız gibi başınızın üstüne koyduysanız ve bir gün birilerinin kendi gibi o kelimeleri de alıp gittiğini görmek -bu sözcükteki bazı harflerin yeri değişince ortaya çıkan sözcük gibi- zorunda kaldıysanız işte o zaman o'ndan kalan yığınla mesajı, arşivi, yazıyı tek bir tuşla silmek de özel hayattan insan silmek kadar kolay hale gelebilir.

bu blog artık sadece yarınını bile göremediği halde otuz yıl sonrası için birbirine söz veren iki ''yabancı''nın hatırasına hürmeten kalacak.

an itibariyle bu blog da pekçok sayfa gibi kapanmıştır.

ilgilisine: açılmış ve açılması kuvvetle muhtemel diğer bloglar için mail atınız. bayinizden ısrarla isteyiniz. yayında ve yapımda emeği geçenlere teşekkürler. -büyüyorum sizinle miydi?-

11 Eylül 2008 Perşembe

başkasının kalbinden bağlantı, hırsızlıktır!

şuan başkasının bağlantısından bağlandığım için kendimi yeteri kadar suçlu hissediyorum.. çünkü bi nevi hırsızlık.

neysem.. uzun bi yazı dizisiyle döneceğim yeniden.

--geçen sene bugün tam da bu saatte görkem'e aptal aptal mesaj atıyordum, o'nun bana bir daha mesaj atmayacağından haberim olmadan.. o'na attığım son ''resmi'' mesajda da ''12 eylülümüz kutlu olsun canım.'' yazıyordu. bir yıl nasıl geçti.. nasıl geçire geçire geçti? şimdi her şey nasıl? kafamın ve kalbimin artık almadığı o kadar şey var ki artık..

yine de hayırlısı. yine de şükür. yine de hamd. amin.--