17 Eylül 2008 Çarşamba

işte gidiyorum.

eğer bir insanın hayatınızda var olması için gereken tek şey kelimeler ise, siz bu kelimeleri allayıp pullayıp naftalinlere sarıp sarmalayıp kutsal kitabınız gibi başınızın üstüne koyduysanız ve bir gün birilerinin kendi gibi o kelimeleri de alıp gittiğini görmek -bu sözcükteki bazı harflerin yeri değişince ortaya çıkan sözcük gibi- zorunda kaldıysanız işte o zaman o'ndan kalan yığınla mesajı, arşivi, yazıyı tek bir tuşla silmek de özel hayattan insan silmek kadar kolay hale gelebilir.

bu blog artık sadece yarınını bile göremediği halde otuz yıl sonrası için birbirine söz veren iki ''yabancı''nın hatırasına hürmeten kalacak.

an itibariyle bu blog da pekçok sayfa gibi kapanmıştır.

ilgilisine: açılmış ve açılması kuvvetle muhtemel diğer bloglar için mail atınız. bayinizden ısrarla isteyiniz. yayında ve yapımda emeği geçenlere teşekkürler. -büyüyorum sizinle miydi?-

2 yorum:

dide dedi ki...

ben de tam yeni gelmiştim.
sen yenisini açana kadar ben eski incilerini okuyum.

Adsız dedi ki...

bugunku ruhi haliyetimle okurken bu kadar mi guzel tanimlanir dedim kendi kendime, boncuk boncuk gozyaslarim arasinda.

silmek; yazmaya kiyamadigimiz, dusunmeye dayanamadigimiz ve artik suskunlugun uzerinde goz kamastiracak kadar yakistigi herseyi; silmek.