bi insan bu kadar teknoloci özürlüsü olursa böyle olur tabi. boş yere 24 saatten fazladır bekliyorum, en önemli şeyi yapmamışım.. nasıl yapılacağını da bilmiyorum.
bence isviçrenin bazı kantonlarındaki ve ingilteredeki kanun hazırlıkları gibi hazırlanmalı internet sayfaları. en gerizekalı insanın bile okuduğunda anlaması lazım. bu hikayedeki en gerizekalı benim. evet.
**
bak burdan vasiyet ediyorum, annemlere söylesem ''ne o biz seni her özlediğimizde kalkıp ankara'ya mı gidecez?'' diyecekler biliyorum, ankara karşıyaka mezarlığı'na gömün beni.
**
- ya kaybettim sanırım o kağıdı ben.
- aferin aferin. kendini ne zaman kaybedeceksin acaba çok merak ediyorum.
- işte yeniden başladık.
- başlarız tabi.. yarın bi gün insanlar sana kendilerini, çoluklarını çocuklarını, işlerini ne biliyim nüfus cüzdanlarını, önemli evraklarını filan emanet edecekler. onları da mı kaybedeceksin?
- anne o kağıdın üstünde sadece ilaç ismi yazıyordu. sen de ben de biliyoruz ilacın adını. niye panik yaptın ki bu kadar?
- oldu. nüfus cüzdanını kaybettiğinde de adama dersin artık, kaybettim olsun yenisini çıkartırız zaten üstündeki her şeyi biliyordunuz diye.
- ayh. tamam anne. evet anne. haklısın anne. benden avukat olmaz. müvekkilerimin hayatını karartırım. o yüzden akademisyen oliyim ben.
- yine geldik oraya ya. banka avukatı ol?
- sendika avukatı olayım?
- git kağıdı bul git yürü.
^^
- soljenitsin ölmüş.
- o kim?
- bilmiyor musun?
- hayır.
- hukukta birinci sınıfı bitirdin ya.
^^
- koskoca kız oldun hala bunları mı izliyorsun?
- yaşla ne alakası var ki?
- hukuk fakültesi öğrencisi de bunları izlerse..
- bunlar dediğin tom ve jerry be.
- sonuçta çizgi film.
^^
- ha, hasu, benan var.
- benan kim?
- o da bi arkadaşımız.
- ne okuyor?
- hukuk
- tamam kal o zaman.
al çarp yere ya..
**
ya bu ışık denen hatırla sevgili sakini işkence gördükten sonra bile güzel kalabiliyor ya daha bir şey demiyorum..
**
rica ediyorum benle konuşurken samimi olun bak.. öyle soğuk soğuk yazacaksanız, konuşacaksınız hiç yazmayın konuşmayın daha iyi. karaciğerden midir nedir pek bi asabi alıngan ve paranoyak oldum. etenşın.
**
karaciğer cephesinde de yeni gelişmeler var.. hadi hayırlısı.
**
why so serious? geliyorum bebeeğeem.
her şeyin başı sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
her şeyin başı sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ağustos 2008 Salı
vasi
yayında ve yapımda emeği geçenler
beyaz perdenin şükrettiren gölgesi,
bütün terazi burcu erkekleri dengesizdir,
eşşeğin boku,
her şeyin başı sağlık
4 Ağustos 2008 Pazartesi
yalnız ölmesem bari..
- hiç gelmeyecek birisini beklemek
- hiç gelmeyecek birisini özlemek
**
bir kadın git diyorsa aslında gitmesin istiyordur. şey gibi. sezen aksu gibi. misal;
madem ki istiyorsun öyleyse durma git beni düşünme rahat ol, yalnız kalabilirim sen de bilirsin hiçbir acı sonsuza dek sürmez hatta her an yeniden sevebilirim
''olmazdı ben de biliyorum haklısın haydi git korkma seninle gerçekten dost olabiliriz'' aslında ben de uzun zamandan beridir sana ayrılmak istediğimi söylemedim haydi git
git git git...me dur ne olursun gitme kal yalan söyledim
doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim ''aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var'' gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim ''ikimiz için de doğru olan böylesi'' git inan bana sandığın kadar üzgün değilim içimde yepyeni bir hayata başlamanın sevinci ve heyecanı var artık git
git git git...me dur ne olursun gitme kal yalan söyledim doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler vargitme dur daha şimdiden ''deliler gibi özledim.''
**
bir adım atsan bana doğru, gözgöze gelsek sonra.. noluur noluur noluur.. kendini bana ver. ''ya benimsin ya da ölüsün'' budur tek söylediğim!
**
yutuubu kapatıp beni çemberimde gül oya izlemekten alıkoyan zihni-eti vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.
**
allaam, midem bulanıyor. yurdanur da böyleydi. ota boka midesi bulanırdı. öf. tabi benim yanımda '' dur tamam, otur hemen. sandalye getireyim ama önce doktoru arayalım, ya da hastaneye gidelim? napiyim? ''diyen bir mehmet yok. haliyle ''öp geçsin'' de diyemiyorum. ve midem bulanmaya devam ediyor.
mehmet'i dinle sen.. nefes al, ver.
**
- of. git yat ya sen. gidip yatsana sen.
bence de.. tehlikeli oluyorum. en azından midem.
- hiç gelmeyecek birisini özlemek
**
bir kadın git diyorsa aslında gitmesin istiyordur. şey gibi. sezen aksu gibi. misal;
madem ki istiyorsun öyleyse durma git beni düşünme rahat ol, yalnız kalabilirim sen de bilirsin hiçbir acı sonsuza dek sürmez hatta her an yeniden sevebilirim
''olmazdı ben de biliyorum haklısın haydi git korkma seninle gerçekten dost olabiliriz'' aslında ben de uzun zamandan beridir sana ayrılmak istediğimi söylemedim haydi git
git git git...me dur ne olursun gitme kal yalan söyledim
doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim ''aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var'' gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim ''ikimiz için de doğru olan böylesi'' git inan bana sandığın kadar üzgün değilim içimde yepyeni bir hayata başlamanın sevinci ve heyecanı var artık git
git git git...me dur ne olursun gitme kal yalan söyledim doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler vargitme dur daha şimdiden ''deliler gibi özledim.''
**
bir adım atsan bana doğru, gözgöze gelsek sonra.. noluur noluur noluur.. kendini bana ver. ''ya benimsin ya da ölüsün'' budur tek söylediğim!
**
yutuubu kapatıp beni çemberimde gül oya izlemekten alıkoyan zihni-eti vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.
**
allaam, midem bulanıyor. yurdanur da böyleydi. ota boka midesi bulanırdı. öf. tabi benim yanımda '' dur tamam, otur hemen. sandalye getireyim ama önce doktoru arayalım, ya da hastaneye gidelim? napiyim? ''diyen bir mehmet yok. haliyle ''öp geçsin'' de diyemiyorum. ve midem bulanmaya devam ediyor.
mehmet'i dinle sen.. nefes al, ver.
**
- of. git yat ya sen. gidip yatsana sen.
bence de.. tehlikeli oluyorum. en azından midem.
yayında ve yapımda emeği geçenler
çemberimde gül oya,
fişlenmiş şarkılar,
her şeyin başı sağlık
30 Temmuz 2008 Çarşamba
müstehaktır, evet. hıhı.
dün gece bi romantik komedi izledim, ne romantik bi şey buldum içinde (hıı ondan ağladın mal gibi) ne de komik. film iki saate yakın sürdü, tebessüm ettiğimi bile hatırlamıyorum. filmden beklediklerimin onda birini bile alamadım. bir cümle hariç.
'' arada fiziksel temas olmadan da bir kadın bir erkeği büyüleyebilir.. ''
ayrıca romantik komedi dediğimiz filmlerde mutlu son vardır. kadınla adam bi sürü kötü şey yaşar, ayrı kalır, sonra kavuştak yapar ve sonsuza dek mutlu yaşarlar. bunda adam gitti başka kadınla evlendi, üstelik pislik herif nikah kıyılırken o unutamadığı kadını anlattı mikrofondan davetlilere. gerizekalı çocuk bırakıp gitsene kadına. anlat güzelce nikah masasında bıraktığına da git işte ötekine. o da orda zırlak zırlak bekliyor kucağında çocuğuyla. yok ama serde bi salaklık olduğu için evlendi tabi mal o kadınla. hıh, şimdi hem o mutsuz hem de kadın. hem de diğer kadın. allam ya. böyle adam, böyle romantik komedi mi olur!?
*
akepe (ak parti değil canım, akepe) kapatılmadı. bu 99. entarim. 100. entarimi buna ayırıcam. ya da bi sonrakini. anayasa <3
*
yasemin mori bende stüdyoya kapanıp çıkmama isteği uyandırıyor.
*
^ and you can't change the way she feels but you could put your arms around her ^
*
ateve ekranlarında yeni bir dizi başlıyormuş, adı ''talih kuşu''. tanıtımlarda şöyle bir cümle geçiyor.
'' aklın bittiği yerde iki şey başlar; biri talih diğeri aşk.. ''
pek sevgili ateve insanları soruyorum, benim aklım başımdan gideli çok oluyor ama yerine ne talih geliyor ne de aşk.. napmalıyım? noğlur yardımcı olun memedali bey!
*
gün geçmiyor ki bu narin beden hastane koridorlarını arşınlamaktan biiiitap düşmesin.. aynı hastane yolunu bir gün içinde 4 kere teperek kendi rekorumu da kırmış bulunuyorum gün itibariyle.. tebrik ediyorum kendimi. 28.2 mm'lik çatlamış halde bulunan fliküler kistimin iyi mi kötü mü olduğunu tespit edemedikleri gibi bir de karaciğer çıkardılar başıma.. hepatit a'dan siroz'a uzanan geniş bir liste var önümde. bugün hiç yoktan 2 tüp daha kan verdim, yarın sabahın köründe teee öbür tarafa gidip makus kaderimle yüzleşeceğim. annem geçen sene bana yanlışlıkla verilen ilacın karaciğerimi olumsuz etkilediğini düşünüyor. düşününce o'na hak vermekten başka bir şey yapamıyorum çünkü na bu 17.5 yıllık hayatımda daha bi fırt sigara içmedim, alkol dediğin şey zati tadımlık. e? havuç filan da yerim ben bolca, gözler 5.5 olduktan sonra neye yarayacaksa allaan meyvesinden mucize ummak.. öyle işte. karaciğer dışında yine aynı şeyleri duyduk, sabahın köründe kalkmamız o iğrenç hastane kokusunu içimizde hissetmemiz ve bi de üstüne para bayılmamız da tuz biber oldu. '' ablacım sende bir şey var, ama bu sonuçlardan ne olduğu anlaşılmıyor.. yani bakıyoruz, bak gel sen de bak, görüyor musun? şu değerler olması gereken aralık. senin bu değerlerin normal değil. ama bazı değerlerin çok normal. şüphelendiğimiz bulgulara kesinlik kazandırmamıza engel oluyor bu sonuçlar. biz bir kan testi daha alalım, bakalım karaciğere. oradan bi sonuca varalım. tamam mı ablacım? aslında sağlıklısın.. bi şeyin yok gibi.'' gibi mi? gibi nedir ya.. aman çok da fi-fi yani. esas rencide edici nokta şu tahlil sonuçlarının üstünde '' müstehaktır '' yazıyor. şimdi ben bu hastanelerden boş yere mi nefret ediyorum? bence çok haklıyım. esas onlara müstehak be. hıh.
*
^ and i love the thought of coming home to you even if i know we can't make it... ^
*
o değil de ben bu hastane işlerini tek bi adam mutlu olsun diye göze aldım. bu işlere bi o'nun için razı oldum. bu adam benim kistimi biliyor mu? biliyor. bugün bu kistin sonucunun ne olacağının söyleneceğini biliyor mu? biliyor. doktorun test sonuçlarını açıklayacağını biliyor mu? biliyor. e peki o zaman ben bu adamın hangi cehennemde olduğunu niye bilmiyorum? adamın da sanki çok umrundaydı senin test sonuçların.. mal. gittiğinle bi halt öğrenemeden geldiğinle yine kaldın işte bu bilgisayarın önünde böyle. valla müstehak sana. beyinsiz.
*
- barıştıktan sonra söylenebilecek en ağır söz
- meğer alışmışım ben sensizliğe.. hiç barışmasak da olurmuş.
*
canım deli gibi kumru istiyor.. ben niye o kumruyu burada yiyim ki? gider izmir'de yer gelirim. bi koşu. hatta bi hafta sonra alkol ve makyaj yasağım da kalkıyor. (parlak kornea sen nelere kadirsin!) o zaman bunu kordon'da kutlarım da bi güzel. kafamız da güzel olur. belki biz de güzel oluruz? orasını kimse bilemeez.. allah büyük. amin.
*
yarın allah'ın izniyle bi kına aliyim de artık bi kızıl olayım..
*
laik, elit, kemalist, troçkist, leninst, muhafazakar, stalinst olmak gibi özelliklerim vardı benim, bugün birileri benim gibiler bir şey daha demiş; ''laik ateist agnostik aczmendi musveddeleri'' . evet ben de ne eksik diye düşünüyordum.. şimdi tam bir orta yolcu oldum, mutluyum! töbe ya. (bu töbe ateist kimliğime zarar veriyor gibi ama nolacak canım, aa..)
*
şeyi fark ettim ben mesela bu yazıya saat 9 gibi filan başladım diyelim, ama bak şuan saat 23.25 hala yazıp yollayamadım, ama yollama saati olarak 9 gibiyi gösteriyor. 23.25'i göstermeyecek yani şimdi yollasam. çosaçma.
*
'' ben güzelim kadınlar berbat! ''
*
bugün otbüste de duydum, sözlükte de okudum, bizzat kendim için de duydum.. vedat özdemiroğlu tandansı yakalamak istiyorum vee ''azalmasın, direk bitsin!'' diyorum birilerine ''ama yani senin gibi seven.. zor..'' demeyin! size ne lan? ona ne? bana ne? bi halta mı yarıyor sanki.. bak zorla karaciğerimin değerlerini yükseltiyorsunuz, ayıp. yok ayıp değildi. müstehaktı. evet.
'' arada fiziksel temas olmadan da bir kadın bir erkeği büyüleyebilir.. ''
ayrıca romantik komedi dediğimiz filmlerde mutlu son vardır. kadınla adam bi sürü kötü şey yaşar, ayrı kalır, sonra kavuştak yapar ve sonsuza dek mutlu yaşarlar. bunda adam gitti başka kadınla evlendi, üstelik pislik herif nikah kıyılırken o unutamadığı kadını anlattı mikrofondan davetlilere. gerizekalı çocuk bırakıp gitsene kadına. anlat güzelce nikah masasında bıraktığına da git işte ötekine. o da orda zırlak zırlak bekliyor kucağında çocuğuyla. yok ama serde bi salaklık olduğu için evlendi tabi mal o kadınla. hıh, şimdi hem o mutsuz hem de kadın. hem de diğer kadın. allam ya. böyle adam, böyle romantik komedi mi olur!?
*
akepe (ak parti değil canım, akepe) kapatılmadı. bu 99. entarim. 100. entarimi buna ayırıcam. ya da bi sonrakini. anayasa <3
*
yasemin mori bende stüdyoya kapanıp çıkmama isteği uyandırıyor.
*
^ and you can't change the way she feels but you could put your arms around her ^
*
ateve ekranlarında yeni bir dizi başlıyormuş, adı ''talih kuşu''. tanıtımlarda şöyle bir cümle geçiyor.
'' aklın bittiği yerde iki şey başlar; biri talih diğeri aşk.. ''
pek sevgili ateve insanları soruyorum, benim aklım başımdan gideli çok oluyor ama yerine ne talih geliyor ne de aşk.. napmalıyım? noğlur yardımcı olun memedali bey!
*
gün geçmiyor ki bu narin beden hastane koridorlarını arşınlamaktan biiiitap düşmesin.. aynı hastane yolunu bir gün içinde 4 kere teperek kendi rekorumu da kırmış bulunuyorum gün itibariyle.. tebrik ediyorum kendimi. 28.2 mm'lik çatlamış halde bulunan fliküler kistimin iyi mi kötü mü olduğunu tespit edemedikleri gibi bir de karaciğer çıkardılar başıma.. hepatit a'dan siroz'a uzanan geniş bir liste var önümde. bugün hiç yoktan 2 tüp daha kan verdim, yarın sabahın köründe teee öbür tarafa gidip makus kaderimle yüzleşeceğim. annem geçen sene bana yanlışlıkla verilen ilacın karaciğerimi olumsuz etkilediğini düşünüyor. düşününce o'na hak vermekten başka bir şey yapamıyorum çünkü na bu 17.5 yıllık hayatımda daha bi fırt sigara içmedim, alkol dediğin şey zati tadımlık. e? havuç filan da yerim ben bolca, gözler 5.5 olduktan sonra neye yarayacaksa allaan meyvesinden mucize ummak.. öyle işte. karaciğer dışında yine aynı şeyleri duyduk, sabahın köründe kalkmamız o iğrenç hastane kokusunu içimizde hissetmemiz ve bi de üstüne para bayılmamız da tuz biber oldu. '' ablacım sende bir şey var, ama bu sonuçlardan ne olduğu anlaşılmıyor.. yani bakıyoruz, bak gel sen de bak, görüyor musun? şu değerler olması gereken aralık. senin bu değerlerin normal değil. ama bazı değerlerin çok normal. şüphelendiğimiz bulgulara kesinlik kazandırmamıza engel oluyor bu sonuçlar. biz bir kan testi daha alalım, bakalım karaciğere. oradan bi sonuca varalım. tamam mı ablacım? aslında sağlıklısın.. bi şeyin yok gibi.'' gibi mi? gibi nedir ya.. aman çok da fi-fi yani. esas rencide edici nokta şu tahlil sonuçlarının üstünde '' müstehaktır '' yazıyor. şimdi ben bu hastanelerden boş yere mi nefret ediyorum? bence çok haklıyım. esas onlara müstehak be. hıh.
*
^ and i love the thought of coming home to you even if i know we can't make it... ^
*
o değil de ben bu hastane işlerini tek bi adam mutlu olsun diye göze aldım. bu işlere bi o'nun için razı oldum. bu adam benim kistimi biliyor mu? biliyor. bugün bu kistin sonucunun ne olacağının söyleneceğini biliyor mu? biliyor. doktorun test sonuçlarını açıklayacağını biliyor mu? biliyor. e peki o zaman ben bu adamın hangi cehennemde olduğunu niye bilmiyorum? adamın da sanki çok umrundaydı senin test sonuçların.. mal. gittiğinle bi halt öğrenemeden geldiğinle yine kaldın işte bu bilgisayarın önünde böyle. valla müstehak sana. beyinsiz.
*
- barıştıktan sonra söylenebilecek en ağır söz
- meğer alışmışım ben sensizliğe.. hiç barışmasak da olurmuş.
*
canım deli gibi kumru istiyor.. ben niye o kumruyu burada yiyim ki? gider izmir'de yer gelirim. bi koşu. hatta bi hafta sonra alkol ve makyaj yasağım da kalkıyor. (parlak kornea sen nelere kadirsin!) o zaman bunu kordon'da kutlarım da bi güzel. kafamız da güzel olur. belki biz de güzel oluruz? orasını kimse bilemeez.. allah büyük. amin.
*
yarın allah'ın izniyle bi kına aliyim de artık bi kızıl olayım..
*
laik, elit, kemalist, troçkist, leninst, muhafazakar, stalinst olmak gibi özelliklerim vardı benim, bugün birileri benim gibiler bir şey daha demiş; ''laik ateist agnostik aczmendi musveddeleri'' . evet ben de ne eksik diye düşünüyordum.. şimdi tam bir orta yolcu oldum, mutluyum! töbe ya. (bu töbe ateist kimliğime zarar veriyor gibi ama nolacak canım, aa..)
*
şeyi fark ettim ben mesela bu yazıya saat 9 gibi filan başladım diyelim, ama bak şuan saat 23.25 hala yazıp yollayamadım, ama yollama saati olarak 9 gibiyi gösteriyor. 23.25'i göstermeyecek yani şimdi yollasam. çosaçma.
*
'' ben güzelim kadınlar berbat! ''
*
bugün otbüste de duydum, sözlükte de okudum, bizzat kendim için de duydum.. vedat özdemiroğlu tandansı yakalamak istiyorum vee ''azalmasın, direk bitsin!'' diyorum birilerine ''ama yani senin gibi seven.. zor..'' demeyin! size ne lan? ona ne? bana ne? bi halta mı yarıyor sanki.. bak zorla karaciğerimin değerlerini yükseltiyorsunuz, ayıp. yok ayıp değildi. müstehaktı. evet.
yayında ve yapımda emeği geçenler
beyaz perdenin şükrettiren gölgesi,
bütün terazi burcu erkekleri dengesizdir,
her şeyin başı sağlık,
kudra,
üstün norm aşkın dal
26 Temmuz 2008 Cumartesi
çileli melopti
acı yok. damar güzel bir şey. kan oh kırmızı. ne güzel reng. fidel mutlu. acımadı ki. sinek ıssırığı. hissetmedim bir şey. şeker? hıh, normal. bu ne? çokkötü kokuyor da ondan sordum. öhü öhüüü hüü, ne var bunun içinde? böög. midem bulanıyor. kola içsem o bile şimdiye bitmişti bu hala bitmedi. midem bulanıyor, kusamazsam daha kötü şeyler olabilir. kusma yolarım. aynı zıkkımı bi daha içemezsin. öldürürüm kusma. fidel mutlu. laylaylay laaa laay. bu çok diğ mi ya? peki. şey, ben çok açıksözlü bir insanımdır, kimseden bir şey saklamam, gizlim saklım yoktur yani. bence bulamazsınız bende gizli şeker. amaan tanrım şişman bebek. yerim seni ya. niye kıpırdamıyorum? ama bebek. ama yok peki. ama bebek çok kötü ağlıyor, oha içim parçalandı be vicdansız. a. kolum. yavaş olsak keşke biraz. anne benim damarım var ve bu çogüzel bir şey. fidel mutlu. midem bulanıyor, normal mi? tabi o içtiğim şeyin de buna bi katkısı var ama ben genel olarak kusarım zaten. ya bebek çogüzel. bi mıncırsam. tamam kıpırdamıyorum. bok ye. anne ben çogüzel bi bebektim di mi? ben böyle ağlamazdım hatırlıyorum. sürekli güldüğüm için teyzenin biri bu niye hep gülüyor demişti. o değil de ben ne çok uğraşmıştım sakız patlatmayı öğrenene kadar. sürekli lama gibi sakız saçıyordum etrafa. bi de bacak bacak üstüne atabilmeyi çok istemiştim. ne rahatsız bi şey o da. verdiğiniz süre doldu, benim ultrasonum vardı? hayır demin idrar örneği verdim çünkü. siz bana bir şey demediniz bu konuyla ilgili, ben de kan almadaki hanım dinledim. ben bilemem orayı mı dinleyeceğim burayı mı dinleyeceğim, bunu en başta söyleyecektiniz ben de dedim hemşire hanıma ama sizin hiyerarşik problemleriniz beni ilgilendirmiyor. giremiyor muyum şimdi bugün ultrasona? tamam teşekkür ederim. en azından su içebilseymişim bugün alabilirlermiş ama bir şey yiyip içmem yasak olduğu için iki saat daha burada bekleyecekmişim bir kan daha verecekmişim, pazartesi de yüreğir'e gidecekmişim ultrason için. allah'ım ya. 20 dakikadır burda oturuyoruz anne ve bu televizyon ''aşıklar mekanı bodrum''dan başka bir şey demedi. hayır, sakin değilim ama fidel mutlu. kusucam şimdi galiba. bilmiyorum anne ümit napıyor, şuan aklıma gelebilecek son kişi kendisi. reflü olmuş, arayacağım bir ara, ayıp olur. bebeğe bak ya, top gibi. ben çalışırım ha burda. bebek bölümünde. kolunda kaç boğum olduğunu sayamadım sanırım. yiriiimm. 7 dakika kaldı. bu kadar az kalmışken kesinlikle kusamam. oha düşünsene sil baştan hepsi. hayır. kusmiycam fidel mutlu olucak. anne bu amca az önce anjiyoya girmemiş miydi? e çıktı şimdi? bu kadar hızlı olması korkuttu beni. anne amca niye yalnız geldi? çok imrendim şuan kendisine. emar çok kötü bir şey, tabut gibi. 5 dakika kaldı. ahaha ''sağlam çocuk'' bölümünün hayattaki amacı ne acaba? benan'ı alın evet. geliyorum. damara bakma, damar güzel bir şey. kızıl da güzel bi renk. seviyoruz. evet yine acımadı. o değil de şimdi bunlar bana pekmez iç filan demezler herhalde inşallah. içmem çünkü. bi idrar örneği daha, sonra bitecek. bitti. bu kadar. pazartesine kadar bu kadar. evet, fidel mutlu.
^^
- ben çıktım.
- napiyim?
- bardan çıkmadım, hastaneden çıktım. biraz ilgi. peh. hödük.
- ne dedi doktor?
- henüz hiçbir şey.
- bakıldı mı her şeyine?
- baktılar da görebilecekler mi bakiyim..
- akşama geliyim mi?
- gelme.
- çiçek alırım bak.
- gel.
gerizekalısın biraz ama seviyorum seni semih. evet.
^^^
bitti.
^^
- ben çıktım.
- napiyim?
- bardan çıkmadım, hastaneden çıktım. biraz ilgi. peh. hödük.
- ne dedi doktor?
- henüz hiçbir şey.
- bakıldı mı her şeyine?
- baktılar da görebilecekler mi bakiyim..
- akşama geliyim mi?
- gelme.
- çiçek alırım bak.
- gel.
gerizekalısın biraz ama seviyorum seni semih. evet.
^^^
bitti.
yayında ve yapımda emeği geçenler
fideL,
her şeyin başı sağlık,
semih cumhuriyeti
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)