sene 2006. bir sene öncesinde vega son albümü hafif müzik'i çıkartmış, serzenişte ile hayran kitlesine hayran katmış, tadından hiçbir şey kaybetmeden popülerleşmeye başlamış. o dönem kulağımda, elimde, dilimde olan tek şey o albüm. doğumgünü olan herkese gidip hem vega'yı sevdirmek hem albüm satışlarını yükseltmek hem de vega'yı sevindirmek için bu albümü aldığım zamanlar. işte yine o günlerden biri, bir doğumgünü dönüşü dolmuşa binmişim. hala özlemle andığım musukiçalarım var kulağımda ve ankara çalıyor, lakin kulağıma başka bir ses gelmekte. kulaklığı çıkarıyorum ve şaşkınlık ve saygıyla andığım o ağbiyle karşılaşıyorum. hafif müzik çalıyor dolmuşta. radyodur sanıyorum ama yanıyor zaman'la devam ediyor şaşkınlığım. sonra sırasıyla ben inene kadar bütün albümü çalıyor ağbi. ben ne zaman vega dinlesem muhakkak anıyorum kendisini. bugün bir kez daha adını zikretmemin nedeni ise az önce bir magazin programında vega'yı duymuş olmam. ''tamam sustum'' isimli nadide eseri bir demet akalın şarkısına dönüştürmek suretiyle, sözlerini de rengarenk yazarak bir habere katık ettiler az önce. evet. ben bunu da gördüm ya daha ne diyeyim. ama sen çok büyük bir insansın ağbi, valla.**
benimle korku filmi izleyecek olan insanlara allah'tan sabır, yakınlarımızda olanlara kolaylık diliyorum.
**
özge özberk evliymiş. özge özberk çogüzel. özge özberk'i gördükçe içime kapanıyorum.
**
- '' galiba sen hep olduğun yerdeydin, yakınlaşan bendim.. ''
**
hayatım boyunca iyelik ekleriyle problem yaşadım ben. yavuz çetin ''erkeğin olmak istiyorum'' ya da şebnem ferah ''bırak kadının olayım'' dediğinde pek bir şey hissetmedim haliyle. imrendim evet. kıskanmadım bak, imrendim. ama birol namoğlu ''kadınım'' dediğinde bana nolduğunu anlayamıyorum.
**
karım ya da kocam değil, eşim.
**
.
.
- bir kedi alsam.. o zaman sever misin beni?
- hoşça kal.
.
.
**
nihat doğan.
**
gün geçmiyor ki yollara düşmek için yeni nedenler ortaya çıkmasın.. bu sefer yol haritamızı izmir'e, izmir'in fatsa'yı andıran süper ilçesi dikili'ye çeviriyoruz. sağda solda gördüğümüz afişleri değerlendirerek haberin kaynağına ulaşıyoruz;
http://www.anarsist.org/duyurular/10129-sgdf-4-uluslararasi-yaz-kampi-yuzumuzu/
**
bugün hasu hanım'la iki saat internetten sonsuzluk ve birgün'ü bulmaya çalıştık. lakin beceremedik. tam umudumu kaybediyorken kanal 24'ün yayın akışı çarptı gözüme. eğer bir yanlış anlaşılma mezvu bahis değilse, bu salı (5 ağustos 2008) saat 21.30'da sonsuzluk ve bir gün ekranlarda olacak. allah'ım umarım nadiren yakaladığım şanslardan biridir bu. lüffen lüffen lüffen. amin.
- sen niye arıyosun ki bu filmi bu kadar
- kesin G. söylemiştir
- evet.
- o zaman kesin siyasidir
- değil be.
- aşk değildir ama
- aşkımsı.
- off
- sana off.
**
semum hayatımda (zorla) izlediğim en kötü filmlerden biri. kedinin öyle sıçramasından belliydi. banu'nun allah cezasını versin. raci'yi elindeki zımbırtı korusun. burak hakkı rol yapmayı öğrensin. ayça inci kendine has o güzelliğini sonradan batırmasın. insanlar haklarını kötüye kullanmasın.
**
(bkz: #2580007)
**
karın kası olmayan bir adamın spor salonuna gitmesine gerek yok bence. spor salonu denilen yerler de gereksiz yerler bence. bence ince fitilli kadife ceket her şeyi çözer. aslında, bir cinnet her şeyi halleder!
**
yıllardır hayatımızda ''bu boğaz öküze bile ilham verir'' diyen ve ''7 notayla en fazla kaç şarkı yapılabilir ki?'' diye sorabilen serdar ortaç isimli bir amcamız var. ne kadar eleştirirsek eleştirelim, ben ne kadar sadece ahmet kaya olayından dolayı bile nefret edersem edeyim bu adam piyasaya şarkı yapmayı beceriyor arkadaşım. ''halk bunu istiyor'' yalanına inanmayan ve o yalandan köşe bucak kaçan biri olarak söylüyorum bunu. yıllardır daha ilk dinleyişte ''ahan da serdar ortaç şarkısı'' dedirtebilecek ve kliplerine bakmadan ''şurda şu hareketi yapıyordur, böyle dans ediyordur'' diyebileceğimiz kadar aynı bu adam. ve böyle olmaya da devam edecek. biz ne kadar sevmesek de bir kere dinlememizle bu adamın bütün şarkılarını ezbere söylemeye de devam edeceğiz. ben kabullendim.
**
- ömrünü tek kadınla geçirebilen ilginç insan
- her gün pilav yenir mi arkadaşım?
zıkkım ye. bok ye.
**
kürşat tüzmen kendine sarışın sevgili yapmış. kadın hiç de taş değil. ve hayır, kıskanmıyorum.
**
yurdanur: hıh, geciktin. noldu? nasıl geçti?
mehmet: çok kuyruk vardı. sıra gelmedi. (öpücük bi tane, çogüzel bi tane. en güzelinden olsun. evet.)
y: olsun.. ben de gidecektim ya, beraber gideriz yine.
y: yemeği getireyim mi? (allah'ım buradaki sarılma sahnesi.. kaybetme korkusu.)
y: mehmet neyin var?
m: gel, oturalım biraz.
y: mehmet noldu, korkutma beni.
m: birkaç gündür iyi görmüyorum seni.
y: nasıl, anlayamadım?
m: bilmiyorum. yabancı gibiyiz. farkında değil misin? sanki uzaklaşıyor gibisin benden..
y: ben mi? mehmet ne diyorsun?
m: ben.. bak, şairin de dediği gibi sana gül bahçesi vaadetmedim, yani ne bileyim.. burası.. yurdanur, bana gerçeği söyle. mutlu musun?
y: sen kendini suçlu hissediyorsun mehmet. problem ben değilim. şikayet ettim mi, yüzümü astım mı? sana belli ettim mi?
m: neyi belli ettin mi?
y: öyle demek istemedim. evet zor. buna alışmak zor. yeni bir yaşam kurmak, birsürü alışkanlıktan vazgeçmek, yarını düşünmek, tüpü idare etmek, ''yemeğin etini az patatesini çok koymak'' da zor. ama çabalıyorum ben mehmet. ben öğreniyorum. seni, beni, bizi yaşatmayı öğreniyorum.
m: ben mutlu musun diye sordum.
y: mutluluk ne? gördüğümüz filmlerdeki gbi ağaçların arasında kovalamaca oynamak mı? bu mu mutluluk dediğin? hayatımda ilk kez bir işe yaramayı öğreniyorum, bir işe yaradığımı hissediyorum. bir şeyleri yönlendirmeyi, idare etmeyi öğreniyorum. mutluyum ben. sen varsın çünkü. sen şu kapıdan girince her şey bitiyor işte. saray oluyor tek göz oda. neden böyle düşündün? aksini mi bekledin benden? olmayacak mı sandın? başaramayacak mıyız? yapacağız mehmet.. bak gör nasıl güzelleşecek her şey..
m: ben öyle demek istemedim..
y: benim yerim burası.. senin yanın. '' sen benim hem ailem hem vatanımsın artık ''
evet bundan sonrası yine mükemmel bir öpücük, sımsıkı sarılış, önce ''aşk sevişmek değil yanyana uyuyabilmektir'' sonra ''aşk yanında yatıp uyuyamamaktır''a dönen gerçek olamayacak kadar güzel bir bakış ve yine dizine başını düşürüş..