6 Ağustos 2008 Çarşamba

tövbe. sübhaneke. dinimiz. amin.

ulusözlük'ten alınma bir link üzerine..

link bu; http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=4330

özet kısmı ise bu; '' Bizim çocuklarımız baleye gitmiyor, diskoya bara gitmiyor, köpük banyosunda ölmüyor, bazı medya grupları neden çok abartıyor aklım almıyor." diyen Atayer, şöyle konuştu: "Çocuklar dil bilgisinden, yabancı dilden (Arapça, İngilizce) mahrum kalmaması için yurda gidiyor. Ben de çocuğumu bu amaçla gönderdim. Yaralı babası olarak şikayetim yok. Benim çocuğum kayıt olmak için yurda gitti. Akşam geç saatler olduğu için o gece yurtta kaldı. Zaman zaman burada kalıyordu. Burada ölenler şehit, kalanlar ise gazidir."

geçen cumaydı.. biz hasu hanım'ın tercihini yapmak için okula gidecektik, evden çıkarken televizyonda gördüm haberi. ilk önce söylemediler oranın kuran kursu veren bir yurt olduğunu. çökmenin doğal gaz kaynaklı olduğunu söylediler. sonra adı verilmeden ''özel eğitim'' kurumu dendi. ben haberi duyduğum andan itibaren herkesin benim gibi ölümlere şaşırıp üzüleceğini düşünmüştüm lakin herkes bir yurtta kuran eğitimi verilmesine şaşırdı. keşke duyduğumuzda şaşıracağımız kadar az olsa bunlar.. ama değil. anlayamadığım şey sanki kimse bu ülkenin en büyük sorunlarından birinin ''cemaat''leşme olduğunu bilmiyor, kimse özellikle anadolu'dan gelen çocuklara sunulan ''imkan''ların farkında değil, kimse özellikle kayıt günü okullara gönderilen ''görevli''lerin ellerindeki kağıtları dağıttıktan sonra o kağıtları alan aile ve öğrencileri arabalarla nereye götürdüğünü bilmiyor, sanki bütün öğrenciler yurtkur'un yurtlarına yerleşiyor kalanlar eve çıkıyor, her şey güllük gülistanlık yaşanıyormuş gibi. 70,586,256 kişi yaşıyor türkiye'de. ve rica ediyorum kimse tutup da bana ''benim bu yurt işlerinden haberim yok'' demesin. en uzak akrabamızdan en dış kapı mandalı adama, şah damarımızdan evimizin içine kadar içindeyiz bu işlerin. internetten yurt bakan biri bile bulabilir bunu. her şey süper görünür de bir yıldız (*)dan anlarsın kimin ne olduğunu. ''cuma günü yapılacak konferanslara bütün öğrencilerimizin katılması zorunludur.'' şimdi bakıyorum haberdeki amcanın söylediklerine, diyor ki baleye gitmedi. bu radikal kesimin baleyle ne alıp veremediği olduğunu da çözemedim hala. nedir yani erkeklerin tayt giyiyor olması mı sorun? yoksa ''diri'' vücutlu bir kadının gövdesine değen ''pis'' eller mi? iki farklı cinsin aynı sahne üzerinde oradan oraya ceylan gibi sekmesi mi yoksa cins olan? ne demek bu ya ''allah aşkına''? oradaki kızlar bara gitseydi, baleye gitseydi ve ölselerdi müstehak mı olacaktı onlara? ayrıca amca demiş ''ingilizce arapça öğrensinler diye gidiyorlardı.'' pardon ama ne zamandan beri yurtlar böyle bir görev edindi kendilerine? illa ki istiyorsanız çoluğunuzu çocuğunuzu yabancı dil kursuna göndermeyi, para da vermek istemiyorsanız üstüne, belediyeler bedava veriyor ingilizce kursu. istanbul barosu'na gelin, onlar hukuk öğrencisi olmayan insanlara da veriyor ingilizce kurs. hem de ücretsiz. arapça kurslarına gelince artık o kadar kolay ki ücretsiz ya da düşük fiyatla kurs bulmak.. bir apartman boşluğunda bile verilebiliyor arapça dersi. - ben gittim oradan biliyorum.- kaldı ki bence sorulması gereken bir soru da şehit kimdir, gazi kime denir. hemen bakalım tdk'den.

şehit: Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse, martir: "Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü. Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü."- A. N. Asya.

gazi:
1. Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse: "Gazi Baba, etrafında binlerce gazi ile bir tepede yatardı."- Y. K. Beyatlı.
2 . Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı: "Gazi Mustafa Kemal."- .
3 . Savaştan sağ olarak dönen kimse: "Şimdi İstanbul taklarının yeşil taflanları altından gaziler geçiyor."- A. Gündüz.

bu çocuklar hangi kutsal ülkü ya da inanç uğruna ölmüş? hangi düşmanla savaşmış, o savaşta olağanüstü ne tür bir yarar sağlamış ya da o savaştan sağ çıkabilmiş? bu çocuklar birilerinin ihmali yüzünden öldü farkındasınız değil mi? bara gitmeyip kuran kursuna gitmeleri bunu değiştirmiyor. ölünüze bile sahip çıkmıyorsunuz.. işin kötüsü haberin altındaki yorumların da bu zihni(y)eti desteklemesi. türkiye'de yeteri kadar din eğitimi verilmediğine dair bir yorum bile yapılmış o başka bir yazının konusu olabilecek kadar uzun bir konu. tamam belki konuşmak, ses çıkartmak, dava açmak, hesap sormak ölülerinizi geri getirmeyecek, belki yaralılarınız daha çabuk iyileşmeyecek ama en azından birilerine ders olacak. en azından hala sesini çıkartmak isteyenlere ders olacak. insan hayatını ucuz bir şey sananlara ders olacak. ''ölenin arkasından konuşulmaz, ağlanmaz, günahtır'' diye diye neleri unutup unutturdunuz bu ülkede e ama yeter artık. örtün bu konunun üstünü de çocuklarınızın üstüne örttüğünüz topraklarla.. aman ses çıkartmayın, sesini çıkarıp şikayetçi olmak isteyenleri susturun. aman diyim hesap sormayın.. nasıl olsa verilir bunun da hesabı öbür dünyada değil mi? hı. amin.

Hiç yorum yok: