30 Temmuz 2008 Çarşamba

müstehaktır, evet. hıhı.

dün gece bi romantik komedi izledim, ne romantik bi şey buldum içinde (hıı ondan ağladın mal gibi) ne de komik. film iki saate yakın sürdü, tebessüm ettiğimi bile hatırlamıyorum. filmden beklediklerimin onda birini bile alamadım. bir cümle hariç.

'' arada fiziksel temas olmadan da bir kadın bir erkeği büyüleyebilir.. ''

ayrıca romantik komedi dediğimiz filmlerde mutlu son vardır. kadınla adam bi sürü kötü şey yaşar, ayrı kalır, sonra kavuştak yapar ve sonsuza dek mutlu yaşarlar. bunda adam gitti başka kadınla evlendi, üstelik pislik herif nikah kıyılırken o unutamadığı kadını anlattı mikrofondan davetlilere. gerizekalı çocuk bırakıp gitsene kadına. anlat güzelce nikah masasında bıraktığına da git işte ötekine. o da orda zırlak zırlak bekliyor kucağında çocuğuyla. yok ama serde bi salaklık olduğu için evlendi tabi mal o kadınla. hıh, şimdi hem o mutsuz hem de kadın. hem de diğer kadın. allam ya. böyle adam, böyle romantik komedi mi olur!?

*
akepe (ak parti değil canım, akepe) kapatılmadı. bu 99. entarim. 100. entarimi buna ayırıcam. ya da bi sonrakini. anayasa <3

*
yasemin mori bende stüdyoya kapanıp çıkmama isteği uyandırıyor.

*
^ and you can't change the way she feels but you could put your arms around her ^

*
ateve ekranlarında yeni bir dizi başlıyormuş, adı ''talih kuşu''. tanıtımlarda şöyle bir cümle geçiyor.
'' aklın bittiği yerde iki şey başlar; biri talih diğeri aşk.. ''

pek sevgili ateve insanları soruyorum, benim aklım başımdan gideli çok oluyor ama yerine ne talih geliyor ne de aşk.. napmalıyım? noğlur yardımcı olun memedali bey!

*
gün geçmiyor ki bu narin beden hastane koridorlarını arşınlamaktan biiiitap düşmesin.. aynı hastane yolunu bir gün içinde 4 kere teperek kendi rekorumu da kırmış bulunuyorum gün itibariyle.. tebrik ediyorum kendimi. 28.2 mm'lik çatlamış halde bulunan fliküler kistimin iyi mi kötü mü olduğunu tespit edemedikleri gibi bir de karaciğer çıkardılar başıma.. hepatit a'dan siroz'a uzanan geniş bir liste var önümde. bugün hiç yoktan 2 tüp daha kan verdim, yarın sabahın köründe teee öbür tarafa gidip makus kaderimle yüzleşeceğim. annem geçen sene bana yanlışlıkla verilen ilacın karaciğerimi olumsuz etkilediğini düşünüyor. düşününce o'na hak vermekten başka bir şey yapamıyorum çünkü na bu 17.5 yıllık hayatımda daha bi fırt sigara içmedim, alkol dediğin şey zati tadımlık. e? havuç filan da yerim ben bolca, gözler 5.5 olduktan sonra neye yarayacaksa allaan meyvesinden mucize ummak.. öyle işte. karaciğer dışında yine aynı şeyleri duyduk, sabahın köründe kalkmamız o iğrenç hastane kokusunu içimizde hissetmemiz ve bi de üstüne para bayılmamız da tuz biber oldu. '' ablacım sende bir şey var, ama bu sonuçlardan ne olduğu anlaşılmıyor.. yani bakıyoruz, bak gel sen de bak, görüyor musun? şu değerler olması gereken aralık. senin bu değerlerin normal değil. ama bazı değerlerin çok normal. şüphelendiğimiz bulgulara kesinlik kazandırmamıza engel oluyor bu sonuçlar. biz bir kan testi daha alalım, bakalım karaciğere. oradan bi sonuca varalım. tamam mı ablacım? aslında sağlıklısın.. bi şeyin yok gibi.'' gibi mi? gibi nedir ya.. aman çok da fi-fi yani. esas rencide edici nokta şu tahlil sonuçlarının üstünde '' müstehaktır '' yazıyor. şimdi ben bu hastanelerden boş yere mi nefret ediyorum? bence çok haklıyım. esas onlara müstehak be. hıh.

*
^ and i love the thought of coming home to you even if i know we can't make it... ^

*
o değil de ben bu hastane işlerini tek bi adam mutlu olsun diye göze aldım. bu işlere bi o'nun için razı oldum. bu adam benim kistimi biliyor mu? biliyor. bugün bu kistin sonucunun ne olacağının söyleneceğini biliyor mu? biliyor. doktorun test sonuçlarını açıklayacağını biliyor mu? biliyor. e peki o zaman ben bu adamın hangi cehennemde olduğunu niye bilmiyorum? adamın da sanki çok umrundaydı senin test sonuçların.. mal. gittiğinle bi halt öğrenemeden geldiğinle yine kaldın işte bu bilgisayarın önünde böyle. valla müstehak sana. beyinsiz.

*
- barıştıktan sonra söylenebilecek en ağır söz
- meğer alışmışım ben sensizliğe.. hiç barışmasak da olurmuş.

*
canım deli gibi kumru istiyor.. ben niye o kumruyu burada yiyim ki? gider izmir'de yer gelirim. bi koşu. hatta bi hafta sonra alkol ve makyaj yasağım da kalkıyor. (parlak kornea sen nelere kadirsin!) o zaman bunu kordon'da kutlarım da bi güzel. kafamız da güzel olur. belki biz de güzel oluruz? orasını kimse bilemeez.. allah büyük. amin.

*
yarın allah'ın izniyle bi kına aliyim de artık bi kızıl olayım..

*
laik, elit, kemalist, troçkist, leninst, muhafazakar, stalinst olmak gibi özelliklerim vardı benim, bugün birileri benim gibiler bir şey daha demiş; ''laik ateist agnostik aczmendi musveddeleri'' . evet ben de ne eksik diye düşünüyordum.. şimdi tam bir orta yolcu oldum, mutluyum! töbe ya. (bu töbe ateist kimliğime zarar veriyor gibi ama nolacak canım, aa..)

*
şeyi fark ettim ben mesela bu yazıya saat 9 gibi filan başladım diyelim, ama bak şuan saat 23.25 hala yazıp yollayamadım, ama yollama saati olarak 9 gibiyi gösteriyor. 23.25'i göstermeyecek yani şimdi yollasam. çosaçma.

*
'' ben güzelim kadınlar berbat! ''

*
bugün otbüste de duydum, sözlükte de okudum, bizzat kendim için de duydum.. vedat özdemiroğlu tandansı yakalamak istiyorum vee ''azalmasın, direk bitsin!'' diyorum birilerine ''ama yani senin gibi seven.. zor..'' demeyin! size ne lan? ona ne? bana ne? bi halta mı yarıyor sanki.. bak zorla karaciğerimin değerlerini yükseltiyorsunuz, ayıp. yok ayıp değildi. müstehaktı. evet.

Hiç yorum yok: