1 Mart 2008 Cumartesi

26 nisan 2008 nükleere hayır mitingi!

afişleri basılmış, taze taze elden dağıtmayı bekleyen, ilgili pekçok kafemsi mekana bırakılmış, artık geri sayımına başladığımız eylem..

çernobil faciası'nın 22. senesine denk gelen bu günde sanırım birilerine iyi mesajlar verilecektir. 8 aralık'ta yapılan kadıköy mitingi'nin bol marşlı, yüksek sesli, çok katılımlı, koşmalı- yürümeli- çalgılı- coşmalı geçmesinden sonra bunun da aynı keyifle geçeceğinden şüphe yok. üstelik katılanların aklı başında hal ve hareketlerinden dolayı ''olaysız'' geçeceğine garanti vermemek elde değil.

şimdi biraz (ç)alıntı yapalım ;

""bu duyurumuz hükümete nükleerden vazgeçmesi yönündeki ilk önemli ihtarımız. nükleer maceradan vazgeçilmesini istiyoruz. çernobil kazasının bu yıl 22. yılı. 26 nisan kazanın gerçekleştiği gün. 26 nisan’da on binlerce nükleer karşıtı, istanbul’da kadıköy meydanlarında bir araya geleceğiz ve “nükleer santral istemiyoruz” sloganını haykıracağız.

"değerli basın mensupları, değerli konuklar,bugün, hükümetin çok tehlikeli bir işe kalkıştığını kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. enerji bakanı hilmi güler, sık sık yaptığı açıklamalarla türkiye’de nükleer santral kurmak için hükümetin attığı adımları kamuoyuna duyuruyor.bakan bey sadece duyuru yapmakla kalmıyor, alelacele adımlar atıyor. haber kanallarından aldığımız bilgiye göre, “nükleer santrali yapacak firmalara sunulacak teşvikler, santral yapımı için düzenlenecek yarışmanın usul ve esasları, şartnamenin nasıl düzenleneceği ve tekliflerin değerlendirme yönteminin belirlendiği söz konusu yönetmelik, kamu harcamalarını denetleyen devlet kurumu sayıştay tarafından incelenecek.”

bu incelemeden sonra enerji bakanlığı şirketlere nükleer santral ihalesi davet ilanı çıkartacak.değerli basın mensupları,biz her şeyden bir soru sorarak başlamak istiyoruz.bu acele niye? hilmi güler neden bu kadar hızlı davranıyor? bu acele niye? neden yıllardır nükleer santrallerin tehlikelerinden, zararlarından söz edenlerin görüşlerini dikkate almıyor.hükümet yıllar önce verilen lisansın geçerli olduğunu iddia ederek akkuyu’yu nükleer santralin kurulacağı ilk alan olarak kamuoyuna duyurdu.bakanın elinden gelse kazmayı küreği alıp akkuyu’da inşaat yapmaya başlayacak. sanki birilerine söz vermiş de geç kalıyormuş gibi bir hali var.bizler, daha önce de çeşitli hükümetlerin nükleer santral yapmaya giriştiğini ama yapamadığını bilen nükleer karşıtları olarak, bu kez deakkuyu’ya, sinop’a ya da türkiye’de her hangi bir yere nükleer santral yaptırmayacağımızı bu basın açıklamasıyla ilan ediyoruz.

hükümeti uyarıyoruz: nükleer santral tehlikelidir!

enerji bakanı’nı uyarıyoruz: nükleer santral ihale süreçleri de en az santralin kendisi kadar tehlikelidir!

bizler, hem insani, ekolojik ve vicdani nedenlerle hem de bilimsel gerekçelerle nükleer santral yapımına karşıyız.nükleer santralların tarihi gösteriyor ki nükleer santral tehlikelidir. bu santralar sık sık çatlamakta, sık sık patlamakta. prof. dr. edward teller, “ciddi bir nükleer aksilik olması olasılığı gerçektir, bir aksilik olması durumunda meydana gelecek hasar ise sonsuzdur.” diyor.

nükleer santraların tarihi, gerçekten de nükleer kazalar tarihidir.7 ekim 1957 windscale – ingiltere’de gerçekleşen ve 25 yıl gizlenen nükleer santral kazasından bu yana onlarca kaza yaşandı. 200 mil kare alana radyasyon sızdı. radyoaktif bulutlar avrupa’ya kadar ulaştı.aynı yıl rusya’da kyshtym’da nükleer santral kazası gerçekleşti. nükleer silah fabrikasında patlama oldu. 10 bin kişi bölgeden uzaklaştırılmak zorunda kaldı. 28 mart 1979’da three mil island’da reaktör kalbinde erime meydana geldi ve çevreye radyoaktif su ve gaz sızdı. 2 yıl boyunca santrale kimse giremedi. bölgedeki yüz binlerce insanın radyasyona maruz kaldığı biliniyor.en yakından bildiğimiz örnek ise çernobil. 2004 yılında birleşmiş milletleri genel sekreteri kofi annan, “belarus’ta, ukrayna’da ve rusya federasyonu’nda en az 3 milyon çocuğun (çernobil kazasına bağlı olarak) fiziksel tedavi görmesi gerekmektedir. meydana gelen ciddi tıbbi durumdan etkilenenlerin tam sayısını, 2016’dan önce öğrenemeyeceğiz” dedi. 1986 yılında çernobil’de yaşanan kazanın sonucunda en az 60 bin kişinin öldüğü, 165 bin kişinin sakatlandığı ve 400 bin kişinin göç etmek zorunda kaldığı tahmin ediliyor.nükleer enerji meselsine milli bir mesele olarak bakanlar yanılıyor. çernobil kazasının karadeniz bölgesindeki etkileri nükleerin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor. türk tabipler birliği ve hopa belediyesi’nin yaptığı araştırmaya göre hopa’da son 3 yılda meydana gelen ölümlerin yüzde 47,9’unun kanser kaynaklı olduğu ortaya çıktı.hilmi güler’in bu bilimsel gerçeklerle pek ilgisi yok! o2nun garip bir acelesi var.biz ise sesimizi duyurmaya devam edeceğiz. ne akkuyu’ya ne sinop’a ne de başka bir bölgeye nükleer santral kurulmasına izin vereceğiz!yine insani, ekolojik, vicdani ve bilimsel gerekçelerimiz var. biliyoruz ki modern teknolojinin çözüm üretemediği sorunların başında nükleer atık sorunu gelmektedir.

değerli basın mensupları,bu konuda her kim ki, “nükleer atık sorununu çözdük” diyorsa, bilin ki yalan söylüyordur.örneğin ingiltere’nin 23 sivil ve askeri reaktörünün atıkları 2,3 milyon metreküp bir hacme sahip ve bu atıkların ortadan kaldırılması için 98 milyar dolarlık bir ek maliyet gerekiyor. bu konuda sayısız örnek verilebilir. ama uluslararası atom enerjisi ajansı’nın verilerine göre şu anda geçici atık depolama alanlarında 270 bin ton civarında tükenmiş yakıt çubuğu bulunmaktadır. yani 13 bin kamyonluk ve ne yapılacağı bilinemeyen bir atıkla karşı karşıyayız.nükleer santral kurma meraklılarına sorumuz şudur?atık sorununu nasıl çözeceksiniz?bu soruya yanıtları yok. çünkü bu sorunun çözümü yok. sadece bu sorun bile nükleer enerjinin canlı yaşamı açısından ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor.nükleer lobi, büyük bir nükleer yeniden uyanışla karşı karşıya olduğumuzu anlatıyor. bu konuda anlatılanlar ise tümüyle gerçek dışı. avusturya’nın tek reaktörü zwentendorf 1978’de hiç çalıştırılmadan kapatılmıştır. italya 4 reaktörünü birden kapatmıştır. isveç’te bir reaktör 1999 yılında bir diğeri ise geçtiğimiz yıl kapatıldı. ispanya’da geçtiğimiz yıl bir reaktörünü kapattı. almanya 2005 yılında bir reaktör daha kapattı. litvanya bir reaktörünü kapattı, belçika ise 2025 yılında reaktörlerinin ömrü bittikten sonra yenisini yapmayacağını açıkladı.kısacası, bir nükleer rönesansla değil, nükleerden kaçış eğilimiyle karşı karşıyayız. ama ellerinde nükleere dayalı sermaye ve teknoloji bulunan lobiler nükleerin kaçınılmaz olduğu yalanıyla, bizdeki gibi neo liberal politikalar yatkınlığıyla ünlü hükümetleri gördükleri anda uygun pazarlama taktikleri ve binbir yalanla bir ölüm makinesinden başka bir şey olmayan nükleer santraları pazarlamak için hemen hamle yapıyorlar.hamlelerini bir kez daha boşa çıkartacağız.

bu yüzden biz diyoruz ki:nükleere hayır, çünkü;nükleer santraller ekonomik olarak makul yatırımlar değildir. bir nükleer santralin kurulumu 5 milyar dolar gibi bir yatırım gerektirmekte, inşaatın uzadığı bazı durumlarda maliyetin onmilyarlarca dolara fırladığı da görülebilmektedir.

nükleere hayır, çünkü;nükleer santraller tehlikelidir.

nükleere hayır, çünkü;türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak için rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanmak ekonomik ve ekolojik açıdan kesinlikle dikkate alınması gereken alternatiflerdir. bu teknolojilerin halihazırda yeterince kullanılmıyor olmaları, yeni bir enerji politikası üzerine düşünmemek için bir mazeret olamaz. türkiye, hem rüzgar ve hem de güneş enerjisi üretmek için oldukça elverişli bir coğrafi konumdadır.

nükleere hayır, çünkü;enerji verimliliği ve tasarrufu nükleer enerjinin en önemli alternatifidir.

nükleere hayır, çünkü;nükleer enerji, savaşçıdır, militaristtir, nükleer silahların ilk adımıdır.

değerli basın mensupları,bu duyurumuz hükümete nükleerden vazgeçmesi yönündeki ilk önemli ihtarımız. nükleer maceradan vaz geçilmesini istiyoruz. çernobil kazasının bu yıl 22. yılı. 26 nisan kazanın gerçekleştiği gün. 26 nisan’da on binlerce nükleer karşıtı, istanbul’da kadıköy meydanlarında bir araya geleceğiz ve “nükleer santral istemiyoruz” sloganını haykıracağız.bugün, kampanyamızı başlatıyoruz. kampanyamız, gençler, aktivistler, işçiler, çevreciler, bilim insanları, aydınlar, sanatçılar ve halkın vicdanında büyüyerek devam ediyor.siyasal irade, sanatçıların, bilim insanlarının ve halkın vicdanını, sezgilerini ve görüşlerini dikkate almadığında zalim olur. yukarıdakilerden sadece biri bile nükleer santral inşaatından vazgeçmeyi gerektirir. nükleer santrallerden vazgeçen, yeni santral yapmayan ülkelerde hala çalışan nükleer santraller olması, bizim bu hataya ortak olmamızı gerektirmez.nükleer lobiler işbaşında ama bizler de uyumuyoruz!nükleer ihaleden vaz geçilsin!nükleer santral istemiyoruz."

küresel eylem grubu

Hiç yorum yok: