'' o zamanlar benim için birini sevmek, o'nunla evlenmek yeni bir devlet kurmak gibiydi.. ''
^^^
elime bir kağıt ve kalem alıyorum, sanki okuyabilecekmişsin bunları gibi yazıyorum. o kadar alakasız ki yazdıklarım. bi satırda sanki hissedebilecekmişsin gibi bağırıyorum sana, bi satırda ütopyalar kovalıyorum. okuyorum yazdıklarımı cümleye papatya toplar gibi başlıyorum, daha cümle bitmeden o papatyaları kafanda paralıyor oluyorum. sonra hem benim canım yanıyor, hem de papatyaların. öyle anlarda senin de benim kadar üzüldüğünü, benim canım kadar yandığını düşünüyorum. sonra, hiç istemediğim sevmediğim o öküz gelip oturuyor başköşeye. yazdıklarımın hepsini sorgulatıyor. dün ''aslında her şey senin, sen görmüyorsun'' dediğinde ''hiçbir şey benim değil, sen görmüyorsun'' demiştim. bu işi yarış haline getirmenin hiçbir anlamı olmadığını ikimiz de biliyoruz. aslında hiçbir şey benim ya da senin değil. hiçbir şey bizim. bizim elimizde hiçbir şey yok kayıp zamanlardan başka. kaybedilecek zamanlardan başka bir de.. bizim sevgi kriterlerimiz farklı. sen beni benden vazgeçecek kadar çok sevdiğini ve kendinden daha fazla umursadığını söylüyorsun. ben seni her şeye rağmen sevdiğimi ve seveceğimi söylüyorum. sen ''biz sevgili olmadık ki ben seni aldatayım'' diyorsun, ben sana laf sokmaya devam ediyorum. biz bunu sürekli yapıyoruz. laf sokup duruyoruz. biz heybemizde ne varsa döktük, toparlayamıyoruz. bizim ''sorun şu ki''yle başlayan binlerce cümlemiz var ama bi sonucumuz yok. o kadar çok sorunumuz var ki sorunun adını bile koyamıyoruz. sorunun ne olduğunu bilmediğimiz için ona göre bir çözüm de geliştiremiyoruz, kalakalıyoruz.. biz birbirimizi sürekli yanlış anlıyoruz, sen beni hala sözlüklerle ilgilenen biri sanıyorsun ama öyle değil. elime telefonu alıp yazıyorum bir şeyler sanki derdime derman olabilirmişsin gibi. sanki kanatmaktan başka bir şey yapmıyormuşsun gibi. aslında o yaraları onarmaya çalıştığını da düşünüyorum biryandan ama yeni yaralar açıyoruz birbirimizde. elimden hiçbir şey gelmiyor. ağzımdan çıkan hiçbir söz seni benim yapmıyor. fransızca'daki o mülkiyet ekleri, hiç bizi bulmuyor. benim derdim de o değil zaten, biliyorum sen de saçma bulursun zaten o ekleri. ama olmuyor işte. gönül rahatlığıyla ''bu adam beni seviyor'' diyemiyorum. gönül rahatlığıyla dönüp gidemiyorum. kafamı her çevirişimde orada olup olmadığına korkuyla bakmaktan başka bir şey yapamıyorum. diyemiyorum bu adam 30 sene sonra bu bloğu okuyacak ve beni özleyecek. eğer o zamana kadar o sigaralar yüzünden ölmemiş olursan tabi. ben o sigaralardan çıkan duman olmak istemiyorum, o dumanaltında öksürüp seninle ''yeteer artık içme şu zıkkımı'' diye kavga etmek istiyorum. o rakı masasında firuz'cuğuma ''özlem ve pişmanlıkla'' ((hıhı evet)) anılan insan olmak değil, o masada firuz'la kadeh tokuşturan insan olmak istiyorum. bak mesela bunları zilyon kere konuştuk. ama hala anlamıyorsun, anlamıyorum. ikimiz de hala hiçbir şey bilmiyoruz, kabul etmesen de. her şeyi konuştuk, ama hala niye pişman ve bile'nin yanyana gelemeyeceğini, pişman olmamak için neler yaptığını, ''pişman mıyım lan?'' sorusunu sorduğunu, niye pişman olmadığını da bilmiyorum. anlatmıyorsun çünkü. ''özel değilse tabi'' diyorsun sanki bir mahremimiz kalmış gibi. ben sana her şeyi anlatıyorum özel - genel dinlemeden. çünkü senden daha özel bir şey, bi kurum kuruluş yok. sana göre ''değişik ve özel'' bir insanım ama bu bana her şeyi anlatmana yetmiyor. bizim birbirimize verdiğimiz sıfatlar da farklı. sen de bir şey bilmiyorsun. vakit kaybediyoruz. sonumun annem gibi olacağını bilsem, sonunun o filmdeki adam gibi olmayacağını bilsem.. ah bilsem keşke. ama biz birbirimizi de kaybediyoruz. sen ''hatırlayamaz''sın ama ben ''unutmam''. sonra o şarkıdaki gibi oluruz, ''bizi zaman yenecek ve anılar kalacak.'' tabi o anılar sadece bana kalacak.. 30 sene sonra kim bilir üstüme kimlerle olmuş olacaksın? fidel, sana niye güvenemiyorum? ankara'ya gelirsem hala güvenimi kazanmak için her şeyi yapacak mısın? yoksa onlarla ilgisi yok deyip sürekli gittiğin başka kadınların güveni daha mı önemli olacak? ben her yaz gelip konuşacağın sonra kışın başkalarıyla olmaya devam edeceğin ve ben yokmuşum gibi yaşayacağın bir hayata ortak olmak istemiyorum. ben o iki kitap yazma arası zamana yalvaran kadın gibi bile olsam, başka bir şekilde başka bir hayata ortak olmak istiyorum. şimdi böyle yazıyorum, ders aralarında, ders sırasında, televizyon izlerken, annemle konuşurken, babamla otururken, her dakika.. her snaiye kafamdan bi cümle geçiyor. sonra sen geliyorsun, hepsi gidiyor. eskisi gibi heyecanlandığımdan, ellerim titrediğinden filan da değil, diyecek bir şey bulamamaktan.. sanki bunca şeyi ben yazmıyor, her saniye yeni bir cümle biriktirmiyormuşum gibi kafamda, sen gelince susuyorum ben. ben de korkuyorum.. hem de çok.
^^^
'' ben o'nun ayak sesini duymak istiyorum. herhangi birinin değil.. ilk'lerim hep onla olsun ve o son olsun, benim için de son'u olmamı istesin istiyorum.. daha önce hiçbir şeyi, hiçkimseyi istemediğim kadar istiyorum o'nu, ellerini, o'nunla uyanmayı.. eve geldiğimde chavez'den konuşmayı, film izleyip dans edebilmeyi, sürekli kavga etmeyi, belki kedi beslemeyi, eve aldığım(ız) her şeyin adını devrim koymayı, yüzünü görüp kokusunu içime çekebilmeyi.. ''
^^^
- birine bağlanma fikri seni neden korkutmuyor?
insan bağlanmaktan niye korkar ki? ekşi'den baktım şimdi ((evet ne var?)) bağlılık ve bağımlılık arasındaki farkı yapamadığından diyor. evet. benim de korkularım var, hem de çok büyük korkular. ve bunların arasında yapmadıklarımdan pişman olmak da var. bir şey olacaksa olur, olacağı varsa olur. sırf '' ya hiçbir şey umduğumuz gibi olmazsa '' diye bi hayat ertelenir mi ya? istemiyorsan çeker gidersin.
- gitmee, demedim. bağlanmaktan korkarsın diye.
^^^
hayatımınyazısıgibigeliyorbana.
http://ttku.org/2008/07/olur-ya.html
24 Temmuz 2008 Perşembe
sol açıktan fidel'e
yayında ve yapımda emeği geçenler
bütün kadınların kafası karışıktır,
bütün terazi burcu erkekleri dengesizdir,
devrim,
fideL,
sonsuzluk ve bir gün
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
'neden birine baglanmak beni korkutsun ki, benden benden icre cok var. ister birine ister onuna baglanirim' diyesim de geliyor; gelmez mi hic.
hepimiz aynisiniz, yazilar hepimizin; tesekkur ederiç
Yorum Gönder