10 Haziran 2008 Salı

the person that you've loved, want to go home.

===alıntıyumağı===

- birinin nasıl olup da senden hoşlanabileceğini merak ettin mi hiç?
- sürekli, her gün. senin benden neden hoşlandığını merak ediyorum.
- debbie benden neden hoşlanır? benden hoşlanıyor. yani beni seviyor. evliliğimizdeki en büyük problem bu. beni sürekli yanında istemesi. beni o kadar seviyor ki sürekli yanında olayım istiyor. ben bunu kabul edemiyorum. beni üzüyor.
- ne?
- aradığım o, o beni seviyor.
- insanların seni neden sevdiğine inanmıyorsun ha? ben seni seviyorum, debbie seni seviyor.
- onun aşkını kabul edemiyorum. bende bir terslik var.
- aşkı kabul edemiyor musun?
- ne olduğunu bilmiyorum.
- aşk mı? dünyanın en güzel, en parlak, en sıcak şeyi. bunu kabul edemiyor musun? saf aşkı, debbie'nin aşkını kabul edemiyor musun? o sana hayatını vermeyi seçmiş. seni hayat arkadaşı olarak seçmiş. ama sen onun aşkını kabul edemediğin için fantezi beyzbol oynuyorsun, öyle mi? ben kabul ederdim. debbie muhteşem biri. hoş, komik, iyi kokuyor, iyi biri. saç modelini de sürekli değiştiriyor. senin için fazla iyi. iğrençsin. pisliğin teki olduğun için o sana bağırıp çağırıyor. debbie sana hayatını adamak istiyor, allison bunu benim için yapmak istemiyor. ve bu beni çok üzüyor. eve gitmek istiyorum ben.

===alıntıyumağı===

Hiç yorum yok: