bugün günlerden nedir chavez?
öyleyse 16 hazirana iki günden az kalmış.
aa, yapma kuzum. bana sakın 16 haziran'ın neden önemli olduğunu bilmediğini söyleme.
hayır hayır. asla inanmam. sen chavez, sen en yakın şahidimsin.
günün anlam ve önemini düşünecek olursan, yarın ösese var. düşün chavez, kocamaaan bir sene geçmiş üstünden. oysa, ateş hala yanmasa da duman hala tütüyor, fazla uzaklaşmış olamaz. aslında çok yakın. nefesi ensende gibi. ama bak, cümle içinde anlamı ne kadar değişiyor. bir yıl. vaoouv. adamım, gerçekten çok olmuş yahu. ömrümüzden bir sene daha gitmiş. ne rahat söylüyoruz halbuki, ağzımıza geldiği gibi. kalbimize ya da başımıza gelenler öyle mi ki? ne kadar zor geçirdik şu koca bir seneyi. sen biliyorsun chavez. sen, en yakın şahidimsin.
yarın, kartal'da tuzla tersanelerindeki işçilerin ölümüne karşı sesimizi yükseltmek, onurlu bir geleceğe adım atabilmek, ilerki kuşaklara iyi yarınlar bırakılmak için buluşacağız chavez. 16 haziranda da tuzla tersanesi büyük işçi grevine başlayacak. sen daha iyi bilirsin ama, bu işçi - işveren dayanışması eğrisi her zaman işçinin aleyhine oluyor. işverenin ücret eğrisi her daim aşağıda, işçinin dayanma - fedakarlık eğrisi ise herdem en yukarılarda.
15 - 16 haziran 1970 işçi grevleriyle başlayan, türkiye'de grevlere adeta yön veren, işçinin işveren karşısında ezilmemesi gerektiğini gösteren, işçiye işveren karşısındaki gücünü anlatan grevlerden biri bu kez ölü sayısının 96'ya ulaştığı tuzla'da disk'in en devrimci sendikalarından olan limter-iş aracılığıyla yapılacak chavez. sen daha iyi bilirsin chavez. sen, en yakın şahidimsin.
biz hala yurttaki odamıza ve uzak diyarlardaki evimize yörsan marka ürün sokmuyoruz. hala gülüyoruz, telekomdaki grevi hatırladıkça. novamed'li kadınların özgürlük seslerini duyuyoruz hala kulaklarımızda. yaşasın örgütlü mücadelemiz dersin sen chavez. benim öyle demediğimi de bilirsin. seni hiç etkileyemeyecek, belki de hep uzağından geçip gidecek bir şey için çaba göstermezsin, mücadele etmezsin belki. bana ne der geçersin. yani yapabilirsin. olabilir. oldurabilirler. ya da aslında aynı şeyi düşünüyor, istiyorsundur ama sırf ''senden'' değil diye uzağına itiyorsundur onu. yani yapabilirsin. olabilir. oldurabilirler. ama nereye kadar chavez? nereye kadar bu, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık? nereye kadar uzaktan göz süzüp içine atmacılık? var olan sorunlara tepki göstermek için örgütlü olmaya gerek yoktur chavez. sorun insan olmaktır. insan onuruna yaraşır bir hayat hedeflemek ve sunmaktır. sen daha iyi bilirsin chavez. sen, en yakın şahidimsin.
düşünsene chavez, o lanet sınavın üstünden bir yıl geçmiş. hayatımızda farkında olarak ya da olmayarak ne çok şey değişmiş. yarın, yepyeni insanlar ya da çok tanıdık ama yenilenmiş insanlar o sınava girip hayatlarını kendi elleriyle değiştirmeye çalışacaklar. sanıyorlar ki, burası bir eşik. kapıdan içeri adımını atınca her şey düzelecek. her şey güllük gülistanlık olacak. her gün konser, her gece taksim. zaten üniversitede kızlar teklif ediyor. -hasie lan!- bütün bir sene boyunca çalıştın, bi daha çalışırsan ne ol! yok öyle. bunlar sadece o eşikten adım atmak için üretilmiş yalanlar. yalan olduğunu bildiğimiz halde sevdiğimiz yalanlar. birileri anlatsa da inansak diye beklenen yalanlar. sen bilmezsin chavez, uzaksın çünkü.
burası öyle bir memleket ki chavez, bir ''sol'' (diye geçinen bir) parti sınavdan önce gençlere başarı diler. bir diğeri ise hayat üç saate sığmaz der kaldırım boşluklarında. ilki bunu afişlerle boy boy duyurur, ''düşünceli'' havası yaratır. ikincisi bunu bildirilerle koy koy kaçırır, ''yasadışı'' havası yaratılır. ilki hayatta hiçbir şey ter dökmeden olmaz- girecek tabi çucuklar bu sınava der. ikincisi insanların kendi geleceklerini şıklar arasından seçmemesi gerektiğini söyler. ikisi de aslına bakarsan chavez, yeni bir şey sunmaz. alternatif cümleler kurmaz. kendi içinde bu kadar çok bölünmüş, fraksiyon çatışması geçirmiş bir ''sol'' daha bulamazsın chavez. sen bilmezsin chavez, uzaksın çünkü.
hayaller kurmak güzeldir, gerçeğe yakın oldukça. beni bilirsin chavez, bir gazetenin ekinden ideoloji testine tabi tuttuğumdan beri kendimi en çok ''d'' çıktı diye ütopik sosyalistim ben. halbuki orada ''d'' kadar ''a'' da vardı. bunu düşünmez işte o gazete chavez. burada gazeteler bilinmeyeni söylemez. yapılması gerekeni belirtmez. yol göstermez. burada bütün haberler aynıdır. bütün kadınlar kafaları sanki erkeklerin paralarıyla karışmış gibi gösterilir. bütün erkekler de paranın peşine gitmiş gibi. seksizmin iğrenç tezahürleri eşliğinde kadınlar pazarlanır gazete köşelerinde yarı çıplak, erkeğin eli mahremiyeti yıratarak. chavez burada herkes, herkesin ayağını kaydırmaya çalışır da ayak kayıp yere düşünce bile kimse süsünden püsünden taviz vermez. sen bilmezsin chavez, uzaksın çünkü.
aslında sevinmelisin. ben ki uzaklıklardan çok çektim, nasıl bilirsen öyle ol diyemedim, alışamadım uzak kalmaya,-yani sevmem anlayacağın uzak kalmayı-, ama senin için iyi bir şey uzak kalmak. kendi ülkenle kıyaslayabilirsin gayet rahat. senin halklarının verdiği mücadeleyi, sonunda seni referandumla alaşağı edeyazmalarını, kendileri için uğraşmalarını ve artık n'olursa olsun buna devam edeceklerini kıyaslayabilirsin mesela benim ülkemle. sen bilmezsin chavez, uzaksın çünkü.
yarın, hatta saat itibariyle bugün, herkes kendiyle bir sınava girecek.
sen bilirsin chavez, en yakın şahidimsin.
bugün, klaksonlar çalmasın - fraksiyonlar çatışmasın!
sen anlat onlara chavez.
14 Haziran 2008 Cumartesi
sınav var, lütfen klakson çalmayınız!
yayında ve yapımda emeği geçenler
annemin çeyiz sandığı,
yurttan ve dünyadan haberler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder